Şeyh Meknun İmareti ve Zaviyesi: Yeşilırmak Kıyısında Yüzyıllara Tanıklık Eden Selçuklu MirasıTokat'ın tarihî dokusunda yalnızca mimarisiyle değil, yüzyıllar boyunca değişen kullanım biçimleriyle de dikkat çeken yapılardan biri Şeyh Meknun İmareti ve Zaviyesi'dir. Şeyh Meknun Tekkesi, Açıkbaş Tekkesi veya Açıkbaş Zaviyesi adlarıyla da bilinen tarihî yapı, Yeşilırmak kıyısında ve Hıdırlık Köprüsü'nün hemen yakınında bulunmaktadır. Resmî kültür envanterinde 13. yüzyılla ilişkilendirilen yapı, Anadolu Selçuklu döneminden günümüze ulaşan Tokat'ın önemli dinî ve sosyal mimari örneklerinden biridir.
Şeyh Meknun İmareti ve Zaviyesi: Yeşilırmak Kıyısında Yüzyıllara Tanıklık Eden Selçuklu Mirası
Tokat'ın tarihî dokusunda yalnızca mimarisiyle değil, yüzyıllar boyunca değişen kullanım biçimleriyle de dikkat çeken yapılardan biri Şeyh Meknun İmareti ve Zaviyesi'dir. Şeyh Meknun Tekkesi, Açıkbaş Tekkesi veya Açıkbaş Zaviyesi adlarıyla da bilinen tarihî yapı, Yeşilırmak kıyısında ve Hıdırlık Köprüsü'nün hemen yakınında bulunmaktadır. Resmî kültür envanterinde 13. yüzyılla ilişkilendirilen yapı, Anadolu Selçuklu döneminden günümüze ulaşan Tokat'ın önemli dinî ve sosyal mimari örneklerinden biridir.
Şeyh Meknun Zaviyesi'ni özel kılan en önemli unsurlardan biri, yapının tarih boyunca tek bir işlevle sınırlı kalmamasıdır. Kaynaklarda imaret, zaviye ve tekke olarak anılan yapı, sonraki dönemlerde Bektaşi tekkesiyle ilişkilendirilmiş; yakın geçmişte Millet Kıraathanesi olarak kullanılmış ve 2026 yılında Tokat Belediyesi Oyuncak Müzesi'ne dönüştürülerek yeni bir kültürel işlev kazanmıştır. Tokat Belediyesi, Oyuncak Müzesi'nin tarihî Hıdırlık Şeyh Meknun Zaviyesi içerisinde kurulduğunu ve 27 Haziran 2026 tarihinde ziyarete açılacağını resmî olarak duyurmuştur.
Şeyh Meknun Zaviyesi Nerede?
Şeyh Meknun Zaviyesi Tokat şehir merkezinde, Yeşilırmak kıyısında ve tarihî Hıdırlık Köprüsü yakınında yer almaktadır. Türkiye Kültür Portalı yapıyı Tokat-Turhal yolu üzerinde, Yeşilırmak Köprüsü yakınındaki tarihî yapı olarak tanımlamaktadır. Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü de yapının Yeşilırmak köprüsü başında bulunduğunu belirtmektedir.
Bu konum, yapının şehir içerisindeki tarihî önemini artırmaktadır. Hıdırlık Köprüsü ve Şeyh Meknun Zaviyesi birlikte düşünüldüğünde Yeşilırmak çevresindeki Selçuklu dönemi tarihî peyzajının önemli parçaları ortaya çıkar. Yapıyı ziyaret edenlerin yalnızca zaviyeye odaklanmak yerine Yeşilırmak kıyısını ve Hıdırlık Köprüsü'nü de aynı gezi rotası içerisinde değerlendirmesi, bölgenin tarihî dokusunu daha iyi anlamayı sağlar.
Şeyh Meknun, Açıkbaş Zaviyesi ve İmaret Adları
Tarihî yapı kaynaklarda farklı isimlerle anılmaktadır.
Türkiye Kültür Portalı yapıyı Şeyh Meknun (Açıkbaş) Türbe ve Zaviyesi adıyla kaydetmektedir. Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ise Tokat Şeyh Meknun İmareti (Açık Baş Zaviyesi) başlığını kullanmaktadır. Aynı resmî kaynaklarda Şeyh Meknun Tekkesi ve Açıkbaş Tekkesi adlarına da yer verilmektedir.
Bu farklı adlandırmaların ayrı ayrı yapıları ifade ettiği düşünülmemelidir. Aynı tarihî yapı farklı dönemlerde ve farklı kaynaklarda imaret, tekke ve zaviye kavramlarıyla tanımlanmıştır.
Şeyh Meknun Zaviyesi Ne Zaman Yapıldı?
Şeyh Meknun Zaviyesi'nin kesin yapım tarihi konusunda dikkatli olunması gerekir.
Türkiye Kültür Portalı, günümüzde mevcut olmayan ancak 1930'lu yıllarda görüldüğü belirtilen bir kitabeye dayanarak yapının Mesud bin Keykavus tarafından 13. yüzyılda inşa ettirildiğini aktarmaktadır. Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü de yapının 13. yüzyılda Mesut bin Keykavus döneminde imaret olarak yaptırıldığının eski kitabe bilgisi üzerinden anlaşıldığını belirtmektedir.
Ancak söz konusu kitabe bugün yerinde değildir. Bu nedenle yapıyı kesin bir gün ve yıla tarihlendirirken ihtiyatlı davranmak gerekir.
Şeyh Meknun Zaviyesi için en doğru anlatım, 13. yüzyıl Anadolu Selçuklu dönemiyle ve Mesud bin Keykavus devriyle ilişkilendirilen bir yapı olduğudur. Yapım tarihini kesin olarak 1251 veya başka tek bir yıl şeklinde vermek, günümüze ulaşmayan kitabe ve kaynak farklılıkları nedeniyle gereğinden fazla kesin bir ifade olacaktır.
Kaybolan Kitabe Neden Önemli?
Şeyh Meknun Zaviyesi'nin tarihini araştırırken karşılaşılan en önemli sorunlardan biri eski inşa kitabesinin günümüze ulaşmamış olmasıdır.
Türkiye Kültür Portalı, söz konusu kitabenin 1930'lu yıllarda görüldüğünü ancak bugün mevcut olmadığını açıkça belirtmektedir. Yapının 13. yüzyıl ve Mesud bin Keykavus dönemiyle ilişkilendirilmesi büyük ölçüde bu eski kitabe kaydına dayanmaktadır.
Tarihî yapılarda kitabeler, yapının yaptıranı ve inşa tarihini doğrudan belirleyebilmek açısından son derece önemli belgelerdir. Halef Sultan Zaviyesi gibi kitabesi günümüzde görülebilen yapılarda tarih daha kesin biçimde okunabilirken Şeyh Meknun Zaviyesi'nde kayıp kitabe nedeniyle daha dikkatli bir tarih dili kullanmak gerekir.
Bu nedenle zaviyeyi gezen bir ziyaretçi bugün kapı üzerinde 13. yüzyıl tarihini veren özgün bir inşa kitabesi görmeyi beklememelidir.
İmaret ve Zaviye Ne Anlama Geliyor?
Şeyh Meknun yapısının adında geçen “imaret” kelimesini yalnızca aşevi olarak düşünmek eksik bir yaklaşım olur.
Tarihî Türk-İslam şehirlerinde imaret kavramı farklı dönemlerde daha geniş sosyal ve dinî hizmet kurumlarıyla ilişkilendirilebilmiştir. Şeyh Meknun yapısı ise resmî kültür kayıtlarında özellikle zaviye ve tekke kimliğiyle öne çıkmaktadır.
Zaviyeler tarih boyunca tasavvufi yaşam, sohbet ve toplumsal dayanışmayla ilişkili kurumlar arasında bulunmuştur. Yapının köprü başındaki konumu da onun şehir ve ulaşım dokusu içerisindeki önemini artırmaktadır.
Ancak Şeyh Meknun Zaviyesi'nde geçmişte gerçekleşen bütün faaliyetleri ayrıntılarıyla gösteren günlük kayıtların mevcut olduğu söylenemez. Bu nedenle “köprüden geçen bütün kervanlar burada kalırdı” veya “her gün halka yemek dağıtılırdı” gibi doğrulanmamış anlatılar kurmak doğru değildir.
Güvenilir biçimde söylenebilecek temel bilgi, yapının Selçuklu dönemiyle ilişkilendirilen tarihî bir zaviye-imaret yapısı olduğudur.
Şeyh Meknun Kimdir?
Yapının içerisinde bir mezar bulunmaktadır. Ancak Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, mezarın kitabesi bulunmadığı için burada yatan kişinin kimliğinin bilinmediğini açıkça belirtmektedir.
Bu nedenle türbede Şeyh Meknun'un kesin olarak yattığını tarihî bir gerçek şeklinde anlatmak doğru değildir.
Yapı uzun süredir Şeyh Meknun adıyla bilinmektedir. Ancak mevcut mezarın kimliğini doğrudan doğrulayacak bir mezar kitabesi bulunmamaktadır.
Tokat'ın tarihî yapıları hakkında halk arasında zaman içerisinde çeşitli anlatılar ve rivayetler gelişebilir. Şeyh Meknun Zaviyesi için içerik hazırlanırken de rivayet ile resmî kaynaklarda doğrulanabilen tarihî bilgi birbirinden ayrılmalıdır.
Açıkbaş Zaviyesi Adı
Yapının alternatif adlarından biri Açıkbaş Zaviyesi veya Açıkbaş Tekkesi'dir. Bu isim yalnızca günümüz internet sitelerinde kullanılan popüler bir ad değildir; Kültür ve Turizm Bakanlığı bağlantılı resmî kaynaklarda da yer almaktadır.
Bununla birlikte taranan resmî kaynaklarda “Açıkbaş” adının nasıl ortaya çıktığını kesin biçimde açıklayan güçlü bir tarihsel bilgi bulunmamaktadır.
Dolayısıyla yapının adıyla ilgili efsaneleri veya halk anlatılarını doğrudan tarihî gerçek şeklinde sunmamak gerekir.
En doğru yaklaşım, yapının tarihî kayıtlarda Şeyh Meknun ve Açıkbaş adlarıyla bilindiğini belirtmektir.
Evliya Çelebi ve Bektaşi Tekkesi
Şeyh Meknun Zaviyesi'nin sonraki dönem tarihindeki dikkat çekici bilgilerden biri Evliya Çelebi'nin aktarımıdır.
Türkiye Kültür Portalı ve Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Evliya Çelebi'nin yapının Bektaşi Tekkesi olarak kullanıldığını belirttiğini aktarmaktadır.
Bu bilgi yapının farklı yüzyıllarda değişen tasavvufi çevrelerle bağlantılı bir kullanım geçmişine sahip olduğunu göstermesi açısından önemlidir.
Ancak buradan hareketle zaviyenin 13. yüzyılda ilk kurulduğu günden itibaren Bektaşi Tekkesi olduğu sonucu çıkarılmamalıdır.
Daha doğru ifade, Şeyh Meknun Zaviyesi'nin sonraki dönemlerde Bektaşi tekkesi olarak da kullanıldığıdır.
Hıdırlık Köprüsü Yanındaki Tarihî Konumu
Şeyh Meknun Zaviyesi'nin Hıdırlık Köprüsü yakınında bulunması, yapının en dikkat çekici çevresel özelliklerinden biridir. Resmî kültür kaynakları yapıyı doğrudan Yeşilırmak Köprüsü yakınındaki zaviye olarak tarif etmektedir.
Bugün havadan çekilen görüntülerde tarihî zaviyenin açık alan içerisindeki konumu ve Hıdırlık çevresindeki şehir dokusu görülebilmektedir.
Tarihî yapının Yeşilırmak kıyısında bulunması, Tokat'ın şehir gelişimi açısından da dikkat çekicidir.
Burayı ziyaret edenler açısından Hıdırlık Köprüsü ile Şeyh Meknun Zaviyesi birbirinden tamamen bağımsız iki turistik nokta olarak görülmemelidir. İki yapı aynı çevre içerisinde, Tokat'ın tarihî ulaşım ve şehir peyzajını anlamaya yardımcı olan önemli eserlerdir.
Şeyh Meknun Zaviyesi'nin Mimari Planı
Şeyh Meknun Zaviyesi'nin mimari düzeninde kubbeli merkezi mekân, eyvan, tonozlu bölümler ve türbe bir arada bulunmaktadır.
Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün resmî yapı tanımında zaviye, doğu-batı yönünde uzanan kubbeli ve eyvanlı ana bölüm ile güneyde bu yapıya bitişen türbe bölümü üzerinden açıklanmaktadır.
Yapının genel kütlesi oldukça sade bir dış görünüşe sahiptir.
Moloz taş duvarlar ve kubbeli üst örtü, dışarıdan ilk bakışta en kolay fark edilen mimari unsurlardır.
Günümüzde Oyuncak Müzesi olarak kullanılan tarihî yapının iç mekân görüntülerinde, taş duvarların ve kemerli-kubbeli mimari düzenin modern sergi vitrinleriyle birlikte korunduğu görülmektedir. Bu değerlendirme Tokat Belediyesinin 2026 yılında yayımladığı güncel müze fotoğraflarına dayanmaktadır.
Kubbeli Merkezi Mekân
Yapıya girildiğinde mimari organizasyonun merkezinde kubbeyle örtülü bölüm bulunmaktadır.
Bu merkezi mekân, zaviyenin farklı bölümleri arasındaki ilişkiyi kuran ana mimari alanlardan biridir. Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün yapı tanımında girişten sonra kubbeli mekâna ulaşıldığı ve buradan eyvan ile diğer bölümlerin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bugün Oyuncak Müzesi'nin ana sergi alanlarından birinde tarihî taş duvarlar ve yüksek örtü sistemi açık biçimde görülmektedir. Modern vitrinler duvarların çevresinde konumlandırılmış ve tarihî mekânın merkezinde farklı sergileme birimleri oluşturulmuştur.
Bu yeni kullanım, ziyaretçiye aynı anda iki farklı kültürel katmanı görme imkânı vermektedir.
Bir tarafta 13. yüzyılla ilişkilendirilen Selçuklu mimarisi, diğer tarafta geçmişten günümüze uzanan oyuncak kültürünü anlatan modern müze düzeni bulunmaktadır.
Eyvan Bölümü
Kubbeli ana mekânın batı tarafında tonozla örtülü eyvan bulunmaktadır. Eyvan, Şeyh Meknun Zaviyesi'nin Selçuklu dönemi mimari karakterini anlamak açısından önemli bölümlerindendir.
Eyvanlı düzen Anadolu Türk mimarisinde farklı yapı türlerinde karşımıza çıkabilir.
Şeyh Meknun Zaviyesi açısından önemli olan merkezi kubbeli alan ile eyvanın aynı yapı organizasyonu içerisinde bir araya getirilmesidir.
Türbe bölümüne geçişin de eyvanla bağlantılı olması yapının farklı işlevlere sahip bölümlerinin birbiriyle ilişkili biçimde tasarlandığını göstermektedir.
Türbe Bölümü
Zaviyenin güneyinde türbe bölümü bulunmaktadır.
Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne göre türbe ana yapıya bitişiktir ve kare planlı, kubbeyle örtülü bir mekândır. Türbe bölümüne yapı içerisinden ulaşılabildiği gibi ayrı bir giriş düzeni de bulunmaktadır.
Türbe içerisindeki mezarın kimliği ise kesin olarak bilinmemektedir.
Resmî kaynak, mezar kitabesi bulunmadığı için burada yatan kişinin kimliğinin belirlenemediğini açıkça ifade etmektedir.
Bu durum Şeyh Meknun Zaviyesi'nin en fazla yanlış bilgi üretilebilecek konularından biridir.
Türbe vardır; ancak mezarın kime ait olduğu mevcut resmî bilgiyle kesinleştirilmiş değildir.
Taş ve Tuğlanın Birlikte Kullanımı
Şeyh Meknun Zaviyesi'nin ana duvarlarında moloz taş yapı karakteri görülmektedir. Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün mimari tanımına göre yapı yığma teknikle ve ağırlıklı olarak moloz taş kullanılarak inşa edilmiştir. Köşelerde, kapı ve pencere sövelerinde kesme taş; kubbe, tonoz ve kemerlerde ise tuğla kullanılmıştır.
Bu malzeme dağılımı yapının mimari işlevleriyle ilişkilidir.
Ana duvar kütlelerinde taş kullanılırken daha hassas açıklık çevrelerinde kesme taş tercih edilmiştir. Eğrisel örtü sistemlerinde ve kemerlerde tuğlanın kullanılması, yapının mimari tekniğinin önemli ayrıntılarından biridir.
Zaviyenin dış görünüşünde taş duvarlar bugün de kolaylıkla fark edilmektedir.
Zaviyenin Mor ve Firuze Çinileri
Şeyh Meknun Zaviyesi'nin günümüzde ilk bakışta fark edilmeyen en değerli sanat özelliklerinden biri tarihî çini süslemeleridir.
Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, kubbeli merkezi mekân, eyvan ve türbe bölümlerinde çini izleri bulunduğunu; kalan örneklerden mor renkli çini şeritlerle altıgen firuze çinilerin kullanıldığının anlaşıldığını belirtmektedir.
Bu ayrıntı yapının geçmişteki iç görünümünü hayal etmek açısından son derece önemlidir.
Bugün ziyaretçinin karşısına ağırlıklı olarak taş yüzeyler çıkabilir. Ancak zaviyenin tarihî dönemindeki iç mekânı bugünkü sade görünüşünden çok daha renkli bir dekorasyona sahipti.
Mor ve firuze çinilerin oluşturduğu bezeme düzeni, Selçuklu dönemi sanat anlayışının yapıya yansıyan önemli izlerinden biridir.
Tokat360'da buranın öne çıkan özelliklerinde “Mor ve firuze Selçuklu çini izleri” kesinlikle yer almalıdır.
Çevre Duvarının Taşları Hıdırlık Köprüsü'nde Kullanıldı
Şeyh Meknun Zaviyesi ile Hıdırlık Köprüsü arasında yalnızca coğrafi yakınlık bulunmamaktadır.
Türkiye Kültür Portalı ve Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, zaviyenin yıkılan çevre duvarına ait taşların Yeşilırmak Köprüsü'nün 1904 yılındaki onarımında kullanıldığını belirtmektedir.
Bu oldukça ilginç bir tarihî ayrıntıdır.
Günümüzde zaviyenin çevresinde görülen açık düzenin tarih boyunca tamamen aynı olduğunu düşünmemek gerekir.
Yapının geçmişte çevre duvarı bulunuyordu. Bu duvarın taşlarının yakınındaki köprünün onarımında kullanılması, Tokat'ın iki tarihî yapısı arasında doğrudan bir malzeme bağlantısı oluşturmuştur.
1976 ve 1982 Onarımları
Şeyh Meknun Zaviyesi günümüze tamamen müdahalesiz ulaşmış bir Selçuklu yapısı değildir.
Resmî kültür kaynaklarına göre yapı 1976 ve 1982 yıllarında onarım görmüştür. Kültür Portalı, bu müdahaleler sırasında dış cephedeki derzlerin sıvayla doldurulması nedeniyle yapının özgün mimari karakterinin zarar gördüğünü de belirtmektedir.
Bu bilgi tarihî yapıların restorasyon geçmişini değerlendirirken önemlidir.
Her onarım, yapıyı mutlaka özgün haline döndüren kusursuz bir müdahale anlamına gelmez.
Şeyh Meknun Zaviyesi'nin bugünkü görünümü de yüzyıllar içerisinde meydana gelen değişiklikler ve modern dönem onarımlarının sonucudur.
Millet Kıraathanesi Dönemi
Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün önceki kurumsal kaydında Şeyh Meknun İmareti'nin Vakıflar mülkiyetinde olduğu ve Tokat Belediyesi tarafından Millet Kıraathanesi olarak hizmet verdiği belirtilmektedir.
Bu nedenle yapının “Şeyh Meknun İmareti – Millet Kıraathanesi” adıyla tanınması yakın dönem kullanımı açısından yanlış değildir.
Ancak 2026 itibarıyla bu bilgi artık güncel kullanım biçimini yansıtmamaktadır.
Tokat Belediyesi, tarihî Şeyh Meknun Zaviyesi içerisinde Tokat Belediyesi Oyuncak Müzesi'ni oluşturmuş ve müzenin 27 Haziran 2026 günü açılacağını duyurmuştur.
Dolayısıyla Millet Kıraathanesi, yapının eski yakın dönem işlevlerinden biri olarak anlatılmalıdır.
2026'da Tokat Belediyesi Oyuncak Müzesi'ne Dönüştü
Şeyh Meknun Zaviyesi'nin güncel tarihindeki en önemli değişikliklerden biri 2026 yılında gerçekleşmiştir.
Tokat Belediyesi ile Ankara Üniversitesi arasında yapılan protokol kapsamında 380 adet tematik oyuncak Tokat'ta kurulacak Oyuncak Müzesi için temin edilmiştir. Belediye, müzenin Hıdırlık Şeyh Meknun Zaviyesi içerisinde hazırlandığını açıklamıştır.
24 Haziran 2026 tarihli resmî belediye duyurusunda Tokat Belediyesi Oyuncak Müzesi'nin 27 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 13.00'te açılacağı açıklanmıştır. Müzenin Hıdırlık Köprüsü yanındaki tarihî Şeyh Meknun Zaviyesi'nde kurulduğu açık biçimde belirtilmektedir.
Müze koleksiyonunda ahşap oyuncaklar, bez bebekler, geleneksel oyuncaklar ve farklı tematik koleksiyonların bulunduğu belediye tarafından açıklanmıştır.
Güncel müze fotoğraflarında oyuncakların modern aydınlatmalı vitrinler içerisinde, tarihî taş mekânların mimari dokusu görünür bırakılarak sergilendiği görülmektedir.
Bu nedenle Tokat360'daki güncel kullanım bilgisinde artık Tokat Belediyesi Oyuncak Müzesi yazılması gerekir.
Selçuklu Zaviyesinden Oyuncak Müzesine
Şeyh Meknun Zaviyesi'nin yaklaşık yedi asra yayılan tarihini tek bir döneme indirgemek mümkün değildir.
- yüzyılla ilişkilendirilen bir Selçuklu zaviye ve imaret yapısı olarak ortaya çıkan eser, sonraki dönemlerde tekke hayatıyla ilişkili olarak kullanılmıştır. Evliya Çelebi'nin aktarımında Bektaşi Tekkesi olarak anılmış, resmî kültür kayıtlarında yakın dönemde Millet Kıraathanesi işleviyle yer almış ve 2026 yılında Oyuncak Müzesi olarak yeniden işlevlendirilmiştir.
Bu değişim, Şeyh Meknun Zaviyesi'nin tarih boyunca farklı kuşakların yaşamına farklı biçimlerde dahil olduğunu göstermektedir.
Bugün tarihî kubbeli mekânların içerisinde sergilenen oyuncaklar, yapının Selçuklu dönemi özgün işlevinden tamamen farklı bir kullanım oluşturmaktadır. Bununla birlikte yeni kültürel işlev, tarihî yapının ziyaret edilen ve kullanılan bir mekân olarak şehir hayatında kalmasını sağlamaktadır.
Şeyh Meknun Zaviyesi Neden Görülmeli?
Şeyh Meknun Zaviyesi Tokat'ın tarihî mirası içerisinde birkaç farklı özelliği aynı anda taşıyan özel bir yapıdır.
Öncelikle 13. yüzyıl Anadolu Selçuklu dönemiyle ilişkilendirilmektedir. Yeşilırmak ve Hıdırlık Köprüsü yakınındaki konumu, yapıyı Tokat'ın tarihî şehir peyzajının önemli parçalarından biri haline getirir.
Kubbeli merkezi mekânı, eyvanı, tonozlu bölümleri ve türbesi tarihî zaviye mimarisini anlamaya yardımcı olur.
Yapıda görülen mor ve firuze çini izleri, günümüzde büyük ölçüde sade taş yüzeylerle algılanan zaviyenin geçmişte çok daha zengin bir iç mekân dekorasyonuna sahip olduğunu göstermektedir.
Evliya Çelebi'nin yapıyı Bektaşi Tekkesi olarak kullanılan bir mekân şeklinde anması, zaviyenin sonraki dönem tasavvuf tarihi açısından önemini artırmaktadır.
Günümüzde ise tarihî yapı Tokat Belediyesi Oyuncak Müzesi'ne ev sahipliği yapmaktadır. Belediye kayıtlarına göre 380 tematik oyuncaktan oluşan koleksiyon geçmişten günümüze oyuncak kültürünü farklı örneklerle ziyaretçilere sunmaktadır.
Şeyh Meknun Zaviyesi'nin en dikkat çekici yönü, Selçuklu döneminin kubbeli ve eyvanlı zaviye mimarisini, yüzyıllara yayılan tekke geçmişini ve günümüzdeki Oyuncak Müzesi işlevini aynı tarihî mekânda bir araya getirmesidir.