Gökmedrese: Tokat'ın Firuze Çinilerle Bezenmiş Selçuklu ŞaheseriTokat şehir merkezinde, Gaziosmanpaşa Bulvarı üzerinde yer alan Gökmedrese, Anadolu Selçuklu mimarisinin Tokat'taki en etkileyici eserlerinden biridir. Dışarıdan bakıldığında geniş taş cepheli tarihî bir yapı olarak görülen medrese, iç avlusuna adım atıldığında ziyaretçilerini bambaşka bir mimari atmosferle karşılar. İki kat boyunca yükselen sivri kemerli revaklar, firuze ve mavi tonların hâkim olduğu çini yüzeyler, tuğla kemerler ve geniş açık avlu Gökmedrese'nin kendine özgü görünümünü oluşturur.
Gökmedrese: Tokat'ın Firuze Çinilerle Bezenmiş Selçuklu Şaheseri
Tokat şehir merkezinde, Gaziosmanpaşa Bulvarı üzerinde yer alan Gökmedrese, Anadolu Selçuklu mimarisinin Tokat'taki en etkileyici eserlerinden biridir. Dışarıdan bakıldığında geniş taş cepheli tarihî bir yapı olarak görülen medrese, iç avlusuna adım atıldığında ziyaretçilerini bambaşka bir mimari atmosferle karşılar. İki kat boyunca yükselen sivri kemerli revaklar, firuze ve mavi tonların hâkim olduğu çini yüzeyler, tuğla kemerler ve geniş açık avlu Gökmedrese'nin kendine özgü görünümünü oluşturur.
Türkiye Kültür Portalı Gökmedrese'yi 13. yüzyıl Anadolu Selçuklu yapısı olarak tanımlamakta ve genel kabul gören tarihlendirmeye göre 1277 yılında Muînüddin Süleyman Pervâne tarafından yaptırıldığını belirtmektedir. Yapının inşa kitabesinin bulunmaması nedeniyle kesin tarihlendirme konusunda geçmişten günümüze çeşitli değerlendirmeler yapılmış olsa da resmî kültür envanterinde 1277 tarihi kullanılmaktadır.
Gökmedrese yalnızca mimari güzelliğiyle değil, yüzyıllar boyunca üstlendiği farklı işlevlerle de Tokat'ın kültür tarihinde özel bir yere sahiptir. Darüşşifa ve medrese geçmişiyle ilişkilendirilen yapı, Cumhuriyet döneminde uzun yıllar Tokat Müzesi olarak kullanılmış, kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından 2025 yılında yeniden açılmış ve günümüzde TOGÜ Gökmedrese Bilim ve Kültür Merkezi olarak bilim, sanat, eğitim ve kültür faaliyetlerine ev sahipliği yapmaya başlamıştır.
Gökmedrese Nerede?
Gökmedrese, Tokat Merkez'de Gaziosmanpaşa Bulvarı üzerinde, Taşhan yakınında bulunmaktadır. Türkiye Kültür Portalı'nın kültür envanterinde yapı Gaziosmanpaşa Bulvarı No:143 adresiyle ilişkilendirilmektedir. Şehir merkezindeki konumu sayesinde Gökmedrese'ye ulaşım oldukça kolaydır.
Yapı, Tokat'ın tarihî şehir dokusunu keşfetmek isteyen ziyaretçiler açısından önemli bir duraktır. Taşhan, Sulusokak ve şehir merkezindeki diğer Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi kültür varlıklarıyla birlikte değerlendirildiğinde Gökmedrese, Tokat'ın yüzyıllara yayılan tarihini anlatan geniş bir gezi rotasının önemli parçalarından biridir.
Türkiye'nin farklı şehirlerinde Gök Medrese adıyla bilinen tarihî yapılar bulunduğu için Tokat Gökmedrese'nin özellikle Sivas Gök Medrese ile karıştırılmaması gerekir. Tokat'taki yapı, Muînüddin Süleyman Pervâne ile ilişkilendirilen, iki katlı ve çinili avlusuyla öne çıkan farklı bir Anadolu Selçuklu eseridir.
Gökmedrese Ne Zaman Yapıldı?
Gökmedrese'nin yapım tarihi konusunda en önemli sorun, yapıda doğrudan okunabilen bir inşa kitabesinin bulunmamasıdır.
Türkiye Kültür Portalı, taçkapıdaki kitabelik bölümünün boş bırakıldığını ve bu nedenle yapının inşa tarihinin tartışmalı olduğunu belirtmektedir. Bununla birlikte genel kabul gören görüş, medresenin Muînüddin Süleyman Pervâne tarafından 1277 yılında yaptırıldığı yönündedir. Resmî kültür envanteri de Hicrî 674-675 ve Miladi 1277 tarihlendirmesini kullanmaktadır.
Vakıflar Genel Müdürlüğünün kurumsal tanıtımlarında ise yapının 1257-1277 yılları arasında Muînüddin Süleyman Pervâne tarafından yaptırıldığı ifade edilmektedir. Bu nedenle Gökmedrese için tarih bilgisi verilirken yapının 13. yüzyıla ait olduğu kesin biçimde söylenebilir; Tokat360 tarih alanında resmî kültür envanterini esas alarak 1277 tarihinin kullanılması uygundur.
Muînüddin Süleyman Pervâne ve Gökmedrese
Gökmedrese'nin banisi olarak kabul edilen Muînüddin Süleyman Pervâne, Anadolu Selçuklu tarihinin önemli devlet adamlarından biridir.
Resmî Kültür Portalı, yapıyı doğrudan Pervâne tarafından yaptırılmış bir eser olarak tanımlamaktadır. Gökmedrese'nin tarihî kimliği nedeniyle yapı bazı kaynaklarda Pervâne Medresesi adıyla da anılmaktadır.
Yapının kitabesinin bulunmaması, Gökmedrese'nin tarihini doğrudan bir yazıt üzerinden okumayı engellemektedir. Buna rağmen tarihî ve mimari değerlendirmeler yapının Pervâne'nin etkin olduğu 13. yüzyıl siyasi ve kültürel çevresinde şekillendiğini göstermektedir.
Tokat360 içeriğinde Muînüddin Süleyman Pervâne'nin Gökmedrese'nin banisi olduğu belirtilebilir. Ancak yapının kitabesinin neden bulunmadığı konusunda ortaya atılan farklı hikâyeleri doğrulanmış tarihî gerçek şeklinde anlatmamak gerekir.
Gökmedrese Medrese mi, Darüşşifa mı?
Gökmedrese'nin tarihî işlevi konusunda kaynaklarda farklı ifadeler bulunmaktadır.
Türkiye Kültür Portalı kültür envanteri yapının bir darüşşifa olarak inşa edilmiş medrese olduğunu belirtmektedir. Yapı farklı kaynaklarda Gökmedrese, Pervâne Medresesi, Darüşşifa ve Bimarhane Tekkesi gibi adlarla anılmaktadır.
Darüşşifalar, tarihî Türk-İslam şehirlerinde sağlık ve tedavi hizmetleriyle ilişkili kurumlar olarak değerlendirilir. Medreseler ise eğitim ve ilim hayatının temel kurumları arasında bulunur.
Gökmedrese'nin çok bölümlü mimarisi ve tarih boyunca değişen kullanımları nedeniyle yapıyı yalnızca sıradan bir medrese binası olarak tanımlamak eksik kalabilir. Resmî kaynakların verdiği bilgiler doğrultusunda Gökmedrese'yi darüşşifa ve medrese geçmişiyle ilişkilendirilen bir Selçuklu yapı kompleksi olarak tanımlamak daha doğru olacaktır.
Bu tarihî geçmiş, yapının günümüzde yeniden bilim ve kültür merkezi olarak değerlendirilmesini daha da anlamlı hale getirmektedir.
Gökmedrese'nin Mimari Planı
Gökmedrese, Anadolu Selçuklu dönemi açık avlulu medrese mimarisinin dikkat çekici örneklerinden biridir.
Türkiye Kültür Portalı yapıyı açık avlulu, iki eyvanlı ve iki katlı medreseler grubunda değerlendirmektedir. Yapıya doğu cephesindeki taçkapıdan girilir.
Yapının merkezinde geniş dikdörtgen bir açık avlu bulunmaktadır. Avlunun çevresi iki kat boyunca yükselen revaklarla kuşatılmıştır. Sivri kemerli revakların alt katında taş sütunlar ve tarihî odalara açılan kapılar görülür. Üst katta ise avluya yönelen ikinci bir galeri düzeni bulunmaktadır.
Gökmedrese'yi diğer birçok tarihî yapıdan ayıran en etkileyici özellik, bu iki katlı avlu cephelerinin yoğun çini ve sırlı tuğla bezemeleriyle görsel bir bütün oluşturmasıdır.
Avluya girildiğinde ziyaretçinin bakışı doğal olarak ana eyvana yönelir. Ana eyvanın çini kaplı yüksek cephesi, iki katlı revakların yatay düzeni içerisinde güçlü bir mimari odak oluşturur.
Günümüzde restorasyon sonrası görüntüler, Gökmedrese'nin açık avlu ve iki katlı revak sistemini son derece açık biçimde göstermektedir.
İki Katlı Revaklı Avlu
Gökmedrese'nin en etkileyici bölümü hiç şüphesiz iç avlusudur.
Avlu iki kat boyunca devam eden sivri kemerli revaklarla çevrilmiştir. Alt katta taş sütunlar ve tuğla kemerler, üst katta ise avluya açılan geniş kemerli bölümler bulunur.
Ancak buradaki mimari etkiyi oluşturan yalnızca yapı geometrisi değildir.
Revak cephelerindeki firuze ve mavi tonlu çini yüzeyler, Gökmedrese'yi Tokat'taki diğer tarihî yapılardan kolaylıkla ayırır. Restorasyon sonrasında çekilen güncel fotoğraflarda parlak firuze yüzeylerin tuğla kemerler ve doğal taş duvarlarla oluşturduğu güçlü renk karşıtlığı açık biçimde görülmektedir.
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı, Gökmedrese'yi Türkiye Selçuklularının çinilerle süslenmiş avluya sahip tek medresesi olarak tanımlamaktadır. Bu özellik, yapının Anadolu Selçuklu çini sanatı açısından taşıdığı önemi ortaya koymaktadır.
Gökmedrese'yi ziyaret ederken yalnızca ana eyvana bakmak yeterli değildir. Avlunun dört yönündeki kemerler, üst kat galeri düzeni ve çiniler arasındaki motif farklılıkları dikkatle incelendiğinde yapının süsleme programı çok daha iyi anlaşılabilir.
Gökmedrese Adı Nereden Geliyor?
Gökmedrese'nin adının, yapının yoğun mavi ve firuze çini süslemeleriyle ilişkili olduğu kabul edilmektedir.
Restorasyon sonrası Gökmedrese avlusunda özellikle firuze renk son derece baskındır. Ana eyvan çevresi ve iki katlı revak cephelerinin büyük bölümü mavi tonlarıyla görsel bir bütün oluşturur.
Türkiye Kültür Portalı yapıda taş, çini ve alçı süslemelerin bulunduğunu belirtmektedir. Restorasyon çalışmalarına ilişkin OKA kaydı ise yapının özgün çinilerinin korunması ve çinilerin aslına uygun biçimde ele alınmasına özel önem verildiğini açıklamaktadır.
Gökmedrese'nin günümüzdeki avlusuna girildiğinde “Gökmedrese” adının yapının görsel kimliğiyle ne kadar güçlü biçimde bütünleştiği kolaylıkla anlaşılabilir.
Firuze, Lacivert ve Patlıcan Moru Çiniler
Gökmedrese'nin sanat tarihindeki en değerli özelliklerinden biri çini süslemeleridir.
Yapının çini programında firuze, lacivert ve patlıcan moru tonlarının kullanıldığı resmî kültür kaynaklarında aktarılmaktadır. Özellikle avlu cephesi, ana eyvan ve revak kemerleri bu renklerin oluşturduğu dekoratif kompozisyonlarla dikkat çeker.
Çiniler yalnızca düz renkli yüzeyler şeklinde kullanılmamıştır.
Geometrik düzenler, bitkisel motifler ve yazılı bezemeler Gökmedrese'nin süsleme programının farklı katmanlarını oluşturur. Böylece yapı, mimari ve bezeme sanatının birbirinden ayrı olmadığı bütüncül bir tasarım anlayışı sunar.
Firuze çinilerin parlak rengi taş duvarların doğal tonuyla güçlü bir karşıtlık oluşturur. Patlıcan moru ve lacivert ayrıntılar ise geometrik kompozisyonların daha belirgin hale gelmesini sağlar.
Tokat'ın Selçuklu mirasını anlamak isteyen ziyaretçiler açısından Gökmedrese, şehirde mutlaka görülmesi gereken çini sanatı yapılarından biridir.
Ana Eyvan ve Süsleme Programı
Gökmedrese'nin ana eyvanı avlunun görsel merkezidir.
Yüksek ve derin eyvan açıklığını çevreleyen çini yüzeyler, yapının en yoğun süslemeli alanlarından birini oluşturur. Restorasyon sonrası fotoğraflarda ana eyvan cephesindeki firuze ağırlıklı bezemeler iki katlı avlunun neredeyse bütün noktalarından görülebilmektedir.
Gökmedrese'nin çini süslemelerinde geometrik, bitkisel ve yazılı düzenlerin bir arada bulunması Selçuklu sanatının karakteristik bezeme anlayışını yansıtır.
Ziyaret sırasında ana eyvanın çevresindeki bordürlere ve farklı çini alanları arasındaki geçişlere dikkat etmek gerekir. Uzaktan yalnızca mavi bir yüzey gibi algılanabilen bölümler yakından incelendiğinde karmaşık geometrik düzenlerden oluşmaktadır.
Bu nedenle Gökmedrese yalnızca geniş açı fotoğraf çekilecek bir yapı değildir. Çini detayları ayrıca incelenmesi gereken sanat eserleri niteliğindedir.
Taş, Tuğla ve Çininin Bir Araya Geldiği Mimari
Gökmedrese'nin mimari karakteri farklı yapı malzemelerinin birlikte kullanılmasına dayanır.
Doğal taş duvar yüzeyleri yapının geniş ve ağır kütlesini oluştururken tuğla kemerler revak sisteminde güçlü bir ritim meydana getirir. Çini kaplamalar ise bu mimari düzenin dekoratif yüzünü oluşturur.
Restorasyon sonrası avlu görüntülerinde taş duvarların, kırmızıya yakın tuğla tonlarının ve parlak firuze çinilerin yan yana kullanımı açık biçimde görülmektedir.
Bu üçlü malzeme düzeni Gökmedrese'ye son derece özgün bir kimlik kazandırmaktadır.
Yapının dış cephesi ziyaretçiye daha sade ve ağır bir taş mimari sunarken iç avlu renkli ve hareketli bir yüzeye dönüşür.
Gökmedrese'nin en etkileyici mimari sürprizlerinden biri de tam olarak dış cepheyle iç avlu arasındaki bu farklılıktır.
Avlunun Ortasındaki Tarihî Havuz
Günümüzde Gökmedrese'nin avlusunda çokgen biçimli taş bir havuz bulunmaktadır.
Burada önemli bir tarihî ayrıntı vardır. Restorasyon sırasında Selçuklu dönemine ait özgün avlu havuzunun fiziksel kalıntılarının bulunmadığı bildirilmiştir. Günümüzde avluda bulunan havuzun, Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü envanterindeki 18. yüzyıla ait bir taş havuz olduğu ve koruma kurulu onayıyla Gökmedrese avlusuna yerleştirildiği aktarılmaktadır.
Dolayısıyla mevcut havuzu “1277 yılından beri aynı yerde duran özgün Selçuklu şadırvanı” şeklinde tanımlamak doğru değildir.
Bugünkü taş havuz, restorasyon sonrası avlu düzeninin bir parçasıdır.
Havuzun avlunun merkezinde bulunması, iki katlı revak düzeninin geometrik merkezini vurgulamakta ve ziyaretçilere güçlü bir fotoğraf kompozisyonu sunmaktadır.
Gökmedrese ve Tokat Müzesi
Gökmedrese'nin Cumhuriyet dönemi kültür tarihindeki en önemli işlevlerinden biri Tokat Müzesi'ne ev sahipliği yapmış olmasıdır.
Tokat'taki müzecilik çalışmalarının temeli 1926 yılında atılmış ve uzun yıllar Gökmedrese müze binası olarak kullanılmıştır. Yapı içerisinde Tokat ve çevresinden toplanan arkeolojik ve etnografik eserler sergilenmiştir.
Ancak zaman içerisinde büyüyen müze koleksiyonu ve Gökmedrese'nin koruma ihtiyaçları nedeniyle Tokat Müzesi farklı bir yapıya taşınmıştır.
Bugünkü Tokat Müzesi Sulusokak'taki Arastalı Bedesten'de hizmet vermektedir.
Bu nedenle Gökmedrese hakkında günümüzde hâlâ “Tokat Müzesi” yazan eski internet içerikleri güncel değildir.
Gökmedrese'nin Tokat Müzesi dönemi yapının tarihî kullanım geçmişinin önemli bir parçasıdır; ancak güncel işlevi farklıdır.
2020-2025 Restorasyon Çalışmaları
Gökmedrese'nin yakın tarihindeki en önemli gelişmelerden biri kapsamlı restorasyon sürecidir.
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansının 2025 tarihli açıklamasına göre Gökmedrese'deki restorasyon çalışmaları Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmüştür. Çalışmalar kapsamında yapıya sonradan eklenen ve özgün olmayan bölümler temizlenmiş, su yalıtımı çalışmaları gerçekleştirilmiş ve çini yüzeyler özgün mimari karakter dikkate alınarak ele alınmıştır.
Restorasyonun en dikkat çekici sonuçlarından biri avludaki çini düzeninin yeniden güçlü biçimde görünür hale gelmesidir.
Bugün Gökmedrese'nin güncel fotoğraflarında görülen yoğun firuze avlu cepheleri, kapsamlı koruma ve restorasyon sürecinin ardından ziyaretçilerle yeniden buluşmuştur.
Yapının restorasyonu yalnızca fiziksel koruma amacı taşımamıştır. Gökmedrese'nin yeniden kültür, sanat ve eğitim faaliyetlerinde kullanılabilecek yaşayan bir mekâna dönüştürülmesi hedeflenmiştir.
Gökmedrese 2025'te Yeniden Açıldı
Gökmedrese, restorasyon çalışmalarının ardından 8 Mayıs 2025 tarihinde yeniden açıldı. OKA'nın resmî açıklaması yapının bu tarihte düzenlenen toplu açılış programı kapsamında yeniden hizmete girdiğini belirtmektedir.
30 Nisan 2025 tarihinde Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi ile Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında Gökmedrese üniversitenin kullanımına devredildi.
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi, tarihî yapının bilim ve kültür merkezi olarak değerlendirileceğini açıkladı.
Bu nedenle 2026 itibarıyla Gökmedrese için “restorasyon nedeniyle kapalı” veya “Tokat Müzesi” şeklindeki bilgiler güncelliğini kaybetmiştir.
TOGÜ Gökmedrese Bilim ve Kültür Merkezi
Gökmedrese günümüzde TOGÜ Gökmedrese Bilim ve Kültür Merkezi olarak kullanılmaktadır.
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nin 2025 ve 2026 yıllarındaki kurumsal kayıtları yapıda sanat etkinlikleri, akademik programlar, gastronomi panelleri, kültürel buluşmalar ve musiki programlarının düzenlendiğini göstermektedir.
Mayıs 2025'te Gökmedrese Sanatsal Etkinlikleri düzenlenmiş; yapı farklı sanat programlarına ev sahipliği yapmıştır. Eylül 2025'te Tokat gastronomisine ilişkin bir panel yine Gökmedrese Bilim ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilmiştir.
2026 yılında ise “Gökmedrese Musiki Akşamları” adı altında keman dinletisi ve farklı müzik programları düzenlenmeye başlanmıştır.
Bütün bu güncel faaliyetler, Gökmedrese'nin restorasyon sonrasında yalnızca kapıları açılmış tarihî bir yapı olarak bırakılmadığını göstermektedir.
Yaklaşık sekiz asırlık medrese yeniden bilim, sanat ve kültür faaliyetlerinin gerçekleştirildiği aktif bir şehir mekânına dönüşmüştür.
Gökmedrese Neden Görülmeli?
Gökmedrese, Tokat'ta mutlaka görülmesi gereken tarihî yapıların başında gelir.
Öncelikle yapı 13. yüzyıl Anadolu Selçuklu mimarisinin önemli eserlerinden biridir. Genel kabul gören tarihlendirmeye göre Muînüddin Süleyman Pervâne tarafından 1277 yılında yaptırılmıştır.
İki katlı, iki eyvanlı ve açık avlulu planı, Anadolu Selçuklu medrese mimarisinin güçlü örneklerinden birini oluşturur.
Firuze, mavi ve mor tonlu çini süslemeleri Gökmedrese'yi Tokat'taki diğer tarihî yapılardan kolaylıkla ayırır. OKA'nın kurumsal tanıtımında yapı, Türkiye Selçuklularının çinilerle süslenmiş avluya sahip tek medresesi olarak nitelendirilmektedir.
Darüşşifa ve medrese geçmişi, Gökmedrese'yi Anadolu'nun ilim ve sağlık tarihiyle ilişkilendirir.
Cumhuriyet döneminde uzun yıllar Tokat Müzesi olarak kullanılmış olması, yapının Tokat müzecilik tarihindeki önemini artırır.
2025 yılında tamamlanan restorasyonun ardından Gökmedrese yeniden kültür ve eğitim hayatına kazandırılmıştır. Günümüzde TOGÜ Gökmedrese Bilim ve Kültür Merkezi olarak sanat, musiki, akademik ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır.
Gökmedrese'nin en etkileyici yönü yalnızca firuze çinilerinin güzelliği değildir.
Yaklaşık sekiz asır önce ilim ve şifa kültürüyle şekillenen tarihî bir Selçuklu yapısının, bugün yeniden bilim, sanat ve kültür faaliyetlerinin gerçekleştirildiği yaşayan bir şehir mekânına dönüşmesi Gökmedrese'yi Tokat'ın en özel kültür miraslarından biri haline getirmektedir.