Garipler Camii: Anadolu'nun En Eski Türk-İslam Camilerinden BiriTokat'ın tarihî ibadet yapıları arasında ayrı bir yere sahip olan Garipler Camii, Anadolu'daki Türk hâkimiyetinin erken dönemlerine uzanan geçmişiyle dikkat çeker. Pazarcık Mahallesi'nde, Tokat Kalesi'nin bulunduğu tepenin yamacında yer alan cami; tarihî kayıtlarda Melik Danişmend Gazi Camii, Câmi-i Melik ve Câmi-i Tokat gibi adlarla anılmış, halk arasında ise Garipler Camii adıyla tanınmıştır. Minaresindeki yeşil sırlı tuğlalar nedeniyle Yeşil Minareli Cami adı da kullanılan yapı, günümüzde hâlâ ibadete açık yaşayan bir kültür mirasıdır. TDV İslâm Ansiklopedisi Garipler Camii'ni Tokat'ın ve Anadolu'nun en eski camilerinden biri olarak tanımlamaktadır.
Garipler Camii: Anadolu'nun En Eski Türk-İslam Camilerinden Biri
Tokat'ın tarihî ibadet yapıları arasında ayrı bir yere sahip olan Garipler Camii, Anadolu'daki Türk hâkimiyetinin erken dönemlerine uzanan geçmişiyle dikkat çeker. Pazarcık Mahallesi'nde, Tokat Kalesi'nin bulunduğu tepenin yamacında yer alan cami; tarihî kayıtlarda Melik Danişmend Gazi Camii, Câmi-i Melik ve Câmi-i Tokat gibi adlarla anılmış, halk arasında ise Garipler Camii adıyla tanınmıştır. Minaresindeki yeşil sırlı tuğlalar nedeniyle Yeşil Minareli Cami adı da kullanılan yapı, günümüzde hâlâ ibadete açık yaşayan bir kültür mirasıdır. TDV İslâm Ansiklopedisi Garipler Camii'ni Tokat'ın ve Anadolu'nun en eski camilerinden biri olarak tanımlamaktadır.
Garipler Camii'nin kesin inşa yılı konusunda kaynaklarda farklı tarihlendirmeler bulunmaktadır. 2023 yılında Vakıflar Dergisi'nde yayımlanan arşiv temelli araştırma, Melik Danişmend Ahmed Gazi'nin Tokat'ı 1073 yılında fethetmesinin kısa süre ardından camiyi yaptırdığını ve yapıyı Anadolu'da inşa edilen en eski İslam mabedi olarak değerlendirmektedir. TDV İslâm Ansiklopedisi tarihî belgelere dayanarak ilk caminin Danişmend Gazi tarafından 1074 yılında inşa ettirildiğini belirtir. Kültür ve Turizm Bakanlığının Türkiye Kültür Portalı ise yapıyı 11. yüzyılın son çeyreğine, 1080-1090 yılları arasına tarihlendirmektedir.
Bu nedenle Garipler Camii'nin tarihini tek bir kesin yıl üzerinden anlatmak yerine, yapının 11. yüzyıl Danişmendli dönemine uzandığını belirtmek daha güvenlidir. Farklı kaynaklardaki tarihlendirmeler değişse de caminin Tokat'taki Türk hâkimiyetinin ilk dönemleriyle ve Melik Danişmend Ahmed Gazi ile ilişkisi güçlü biçimde desteklenmektedir.
Garipler Camii Nerede?
Garipler Camii, Tokat Merkez'deki Pazarcık Mahallesi'nde bulunmaktadır. Yapının batı cephesi, Tokat Kalesi'nin yükseldiği tepenin yamacına yaslanmaktadır. Caminin çevresindeki eğimli şehir dokusu ve kayalık kale yükseltisi, yapının Tokat'ın tarihî coğrafyası içerisindeki konumunu güçlü biçimde hissettirir.
Günümüzde yapı modern şehir dokusunun içerisinde kalmış olsa da taş duvarları, kubbeleri ve tarihî minaresiyle çevresinden kolaylıkla ayrılır. Dış cephe fotoğraflarında caminin hemen arkasında yükselen kayalık alan ve Tokat Kalesi çevresinin doğal yapısı görülebilmektedir.
Eski vakıf kayıtlarında Garipler Camii'nin bulunduğu mahallenin Yazıcık adıyla anıldığı görülmektedir. TDV İslâm Ansiklopedisi, Seyyid Ali Paşa Vakfiyesi'nde yapının Tokat şehrindeki Yazıcık Mahallesi'nde bulunan Danişmend Gazi Camii şeklinde kaydedildiğini aktarmaktadır.
Garipler Camii'nin Diğer Adları
Yapının günümüzde en yaygın kullanılan adı Garipler Camii'dir. Ancak tarih boyunca farklı adlarla anılmıştır.
Evkaf defterlerinde Melik Danişmend Gazi Camii, tapu tahrir defterlerinde Câmi-i Melik ve Câmi-i Tokat adları kullanılmaktadır. Kültür Portalı yapıyı “Garipler Camii (Danişmend Melikgazi Camii)” adıyla tanıtmaktadır.
Minaresindeki yeşil sırlı tuğlalar nedeniyle halk arasında Yeşil Minareli Cami adı da kullanılmıştır. Bu isim doğrudan yapının en dikkat çekici mimari unsurlarından biri olan minare süslemesiyle ilişkilidir.
Tokat360 için ana isim Garipler Camii olarak kullanılabilir. Alternatif isim alanında Danişmend Melikgazi Camii, Melik Danişmend Gazi Camii ve Yeşil Minareli Cami adlarına yer verilebilir.
“Garipler” Adı Nereden Geliyor?
Yapının halk arasında neden Garipler Camii adıyla anılmaya başladığını kesin biçimde açıklayan güçlü bir tarihî kayıt bulunmamaktadır. TDV İslâm Ansiklopedisi yalnızca yapının tarihî kayıtlardaki farklı adlarını aktarmakta ve halk arasında Garipler Camii adıyla bilindiğini belirtmektedir.
Bu nedenle caminin adını “garip yolcuların burada kalması”, “kimsesizlerin burada ibadet etmesi” veya benzeri hikâyelerle kesin biçimde açıklamak doğru değildir.
Garipler adının kökeni konusunda güçlü bir belge bulunmadığı için en güvenli yaklaşım, bunun yapının halk arasındaki tarihî adı olduğunu belirtmektir.
Garipler Camii'ni Kim Yaptırdı?
Garipler Camii, güçlü tarihî ve akademik kaynaklarda Melik Danişmend Ahmed Gazi ile ilişkilendirilmektedir.
2023 tarihli Vakıflar Dergisi araştırması, Melik Danişmend Ahmed Gazi'nin Tokat'ın fethinden kısa süre sonra camiyi yaptırdığını belirtmektedir. TDV İslâm Ansiklopedisi'nin Danişmendliler maddesinde de arşiv kayıtlarının yapının Danişmendli hanedanının ilk hükümdarı Danişmend Gazi tarafından yaptırıldığını gösterdiği ifade edilmektedir.
Bu nedenle Tokat360'daki bani alanına Melik Danişmend Ahmed Gazi yazılabilir.
Yapının dönem bilgisi ise Danişmendliler olarak kullanılmalıdır.
Bir Fetih Camisi
Garipler Camii'nin tarihî önemini artıran konulardan biri, Tokat'ın Türk hâkimiyetine girmesinin hemen ardından inşa edilmiş olmasıdır.
2023 tarihli Vakıflar Dergisi araştırması, Tokat'ın 1073 yılında Melik Danişmend Ahmed Gazi tarafından fethedilmesinden kısa süre sonra Garipler Camii'nin inşa edildiğini ve bu nedenle yapının fetih camisi özelliği taşıdığını belirtmektedir.
Bu yönüyle Garipler Camii, yüzyıllar sonra gelişen sıradan bir mahalle camisi değildir. Tokat'taki Türk-İslam şehir kültürünün ilk dinî yapılarından biri olarak değerlendirilir.
Caminin yaklaşık dokuz asrı aşan tarihinin temelinde bu erken kuruluş dönemi bulunmaktadır.
Anadolu'nun İlk Camisi mi?
Garipler Camii hakkında en çok kullanılan ifadelerden biri “Anadolu'nun ilk Türk camisi” tanımıdır.
Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yapıyı Malazgirt Zaferi sonrasında yapılan en eski Türk camisi olarak tanıtmaktadır. Türkiye Kültür Portalı da 1071 Malazgirt Zaferi sonrasında Anadolu'daki en eski cami olduğunu ifade etmektedir.
2023 tarihli Vakıflar Dergisi araştırması daha güçlü bir akademik iddiayla Garipler Camii'ni Anadolu'da inşa edilen en eski İslam mabedi olarak değerlendirmektedir. Aynı çalışmanın İngilizce özetinde yapı, Türkler tarafından Anadolu'da inşa edilen ilk cami olarak tanımlanmaktadır.
TDV İslâm Ansiklopedisi ise daha ihtiyatlı bir dil kullanarak Garipler Camii'ni Anadolu'nun en eski camilerinden biri olarak tanımlar.
Bu nedenle genel ziyaretçi içeriğinde “Anadolu'nun en eski Türk-İslam camilerinden biri” ifadesi hem güçlü hem de kaynak farklılıklarını dikkate alan güvenli bir tanımdır.
Buhara'daki Degaron Camii ile Plan Benzerliği
Türkiye Kültür Portalı ve Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Garipler Camii'nin plan tipini Buhara yakınlarında Karahanlılar döneminde 1040 yılında yapılan Degaron Camii ile ilişkilendirmektedir.
Bu bilgi Garipler Camii'nin mimari planını Orta Asya Türk-İslam mimari geleneğiyle ilişkilendiren dikkat çekici bir değerlendirmedir.
Ancak Garipler Camii'ni Degaron Camii'nin birebir kopyası olarak tanımlamak doğru değildir. Resmî kaynakların kullandığı ifade plan tipi benzerliğine yöneliktir.
Bu nedenle en doğru anlatım, Garipler Camii'nin plan tipinin resmî kültür kaynaklarında Degaron Camii ile ilişkilendirildiğini belirtmektir.
Garipler Camii'nin Mimari Planı
Garipler Camii'nin ana yapı kütlesi kareye yakın bir plana sahiptir. TDV İslâm Ansiklopedisi yapının kenarlarının yaklaşık 20 metreye yaklaştığını belirtmektedir.
Caminin iç mekânındaki merkezî düzen dört paye ve dört sütunun alternatif biçimde sıralanmasıyla oluşturulmuştur. Bu sekiz taşıyıcı, orta bölümde kare biçimli bir ana alan meydana getirir.
Kare taşıyıcı düzenin üzerinde pandantiflerle geçiş sağlanarak merkezî kubbeye ulaşılır.
Bu özellik Garipler Camii'nin mimari karakterini anlamak açısından son derece önemlidir.
Yapı yalnızca dört duvar ve bir kubbeden oluşan basit bir ibadet mekânı değildir. Taşıyıcı sistem, kubbeli orta alan ve çevresindeki tonozlu mekânlar birlikte merkezî bir mimari düzen oluşturur.
Dört Paye ve Dört Sütunlu Taşıyıcı Sistem
Garipler Camii'nin iç mekânında dört paye ile dört sütun dönüşümlü biçimde kullanılmıştır. TDV İslâm Ansiklopedisi bu taşıyıcı düzeni yapının merkezî planının temel unsuru olarak açıklamaktadır.
Güncel iç mekân fotoğraflarında kalın duvar karakterli payeler ile daha ince taş sütunlar arasındaki fark açık biçimde görülebilmektedir.
Bu sistem caminin merkezindeki kubbeli alanı belirginleştirir.
Taşıyıcıların arasındaki geniş kemer açıklıkları ise merkezî bölüm ile çevredeki yan alanlar arasında görsel bağlantı oluşturur.
Garipler Camii'nin iç mekânını ziyaret edenlerin özellikle taş sütunlara ve taşıyıcı düzenine dikkat etmesi gerekir.
Merkezî Kubbe
Garipler Camii'nin ana orta mekânı yaklaşık 7,5 metre çapında bir kubbeyle örtülüdür. Kubbe dört paye ve dört sütundan oluşan taşıyıcı sistem üzerinde yükselmektedir.
TDV İslâm Ansiklopedisi dıştan kiremit örtülü kubbenin yapıya arkaik bir görünüş kazandırdığını belirtmektedir.
Kubbe caminin dış görünümünde de belirgin bir mimari unsurdur. Tokat Kalesi'nin kayalık yamacı önünde yükselen kubbe ve minare, yapının tarihî şehir dokusundaki siluetini oluşturur.
Ancak bugün görülen bütün kubbe ve örtü sisteminin 11. yüzyıldan hiçbir değişiklik olmadan kaldığı düşünülmemelidir.
Garipler Camii Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerinde çok sayıda onarım geçirmiştir. TDV İslâm Ansiklopedisi restorasyonlar sonucunda yapının plan, duvar örgüsü ve süslemeler bakımından eski özelliklerinin önemli bölümünü kaybettiğini belirtmektedir.
Tonozlu Yan Mekânlar
Merkezî kubbeli alanın çevresinde tonozlarla örtülen yan mekânlar bulunmaktadır.
Bu düzen caminin merkezî plan karakterini güçlendirmektedir. Orta bölüm yüksek ve kubbeli bir ana alan oluştururken çevredeki daha uzun hacimler tonozlarla örtülmüştür.
İç mekânda geniş kemerlerin arkasında devam eden bu yan bölümler kolaylıkla fark edilebilir.
Caminin taşıyıcı sistemini ve örtü düzenini birlikte değerlendirmek, yapının mimari karakterini daha iyi anlamayı sağlar.
İkinci Küçük Kubbe
Garipler Camii yalnızca büyük merkezî kubbeden oluşan bir örtü sistemine sahip değildir.
TDV İslâm Ansiklopedisi, kuzey duvarına bitişik ve ana eksenin sağ tarafına kaydırılmış yaklaşık 3,5 metre çapında ikinci bir kubbenin bulunduğunu belirtmektedir.
İçten yivli olan bu kubbe, dışarıdan çokgen kasnağa oturan ayrı bir mimari çıkıntı şeklinde görülmektedir.
Bu özellik Garipler Camii'ni yalnızca “tek kubbeli cami” biçiminde tanımlamanın eksik olduğunu gösterir.
Garipler Camii Eskiden Toprak Damlı mıydı?
Caminin bugünkü dış görünümünde kiremitli örtü ve kubbeler dikkat çekmektedir.
Ancak TDV İslâm Ansiklopedisi, günümüzdeki çatının hemen altında görülen taş çörtenlerin yapının geçmişte toprak damlı bir örtü sistemine sahip olduğunu düşündürdüğünü belirtmektedir.
Taş çörtenler yağmur ve yüzey sularının yapıdan uzaklaştırılması için kullanılan mimari elemanlardır.
Bu izler Garipler Camii'nin tarih boyunca dış örtü görünümünün değişmiş olabileceğini göstermektedir.
Dolayısıyla caminin yüzyıllar boyunca günümüzdeki kiremitli görünümle ayakta kaldığını varsaymak doğru değildir.
Yeşil Minareli Cami
Garipler Camii'nin en tanınan mimari özelliği minaresidir.
Türkiye Kültür Portalı minarede bulunan yeşil sırlı tuğlalar nedeniyle yapının halk arasında Yeşil Minareli Cami adıyla bilindiğini belirtmektedir.
Minarenin tuğla örgüsü ve sırlı tuğla süslemeleri TDV İslâm Ansiklopedisi tarafından yapının günümüze ulaşan en dikkat çekici tarihî unsurları arasında gösterilmektedir.
Özellikle minarenin üst bölümlerinde görülen renkli sırlı tuğla uygulamaları, Garipler Camii'nin taş ağırlıklı ana yapı kütlesiyle güçlü bir görsel karşıtlık oluşturur.
Bu nedenle Tokat360 galerisinde minarenin yalnızca uzaktan göründüğü bir fotoğraf yeterli değildir.
Yeşil sırlı tuğla detaylarını gösteren yakın plan bir minare fotoğrafı mutlaka bulunmalıdır.
Minare Danişmendli Döneminden mi?
Garipler Camii'nin minaresi yapının en özgün tarihî bölümlerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
TDV İslâm Ansiklopedisi minarenin tuğla örgüsü ve sırlı tuğla süslemelerinin Danişmendli dönemi üslubunu yansıttığını belirtmektedir. Bununla birlikte minarenin cami içerisindeki konumu ve bugünkü yapı kütlesiyle ilişkisi farklı inşa evrelerinin bulunabileceği şeklinde yorumlanmıştır.
Bu nedenle minare ile caminin günümüzdeki ana yapı kütlesinin bütün ayrıntılarını kesin biçimde aynı inşa evresine ait kabul etmek doğru değildir.
Garipler Camii yaklaşık dokuz asır boyunca farklı dönemlerde onarılmış ve değiştirilmiştir.
Ancak yeşil sırlı tuğlalı minare, erken mimari karakteri yansıtan en önemli tarihî unsurlardan biri olmaya devam etmektedir.
14. Yüzyıl Taş Mihrabı
Garipler Camii'nin en önemli sanat eserlerinden biri taştan yapılmış mihrabıdır.
TDV İslâm Ansiklopedisi mevcut mihrabı 14. yüzyılın ilk yarısına tarihlendirmektedir. Bu nedenle mihrap caminin ilk 11. yüzyıl inşa dönemine ait değildir. Buna rağmen yapının günümüze ulaşmış en eski ve değerli mimari bölümlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Mihrabın üst bölümünde iri mukarnaslı bir kavsara bulunmaktadır.
Alt bölümde yarım altıgen biçimli mihrap nişi yer alır.
Mihrap yüzeyi geniş bir kitabe kuşağıyla çevrilmiştir.
Taş işçiliği, yazı düzeni ve mukarnas bezemeleri mihrabı Garipler Camii'nin iç mekânındaki en önemli tarihî sanat unsuru haline getirir.
Bu nedenle cami ziyaretinde yalnızca yeşil minareye odaklanmak eksik olur.
İç mekânda taş mihrap mutlaka yakından incelenmelidir.
Mihrap Kitabesinde Ne Yazıyor?
TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Garipler Camii'nin taş mihrabını çevreleyen kitabe kuşağında Âl-i İmrân Suresi'nin 18 ve 19. ayetleri bulunmaktadır.
Kitabe sağ alt bölümden başlayarak yükselir, üst ve sol kenar boyunca devam eder.
Bu yazı kuşağı mihrabın yalnızca mimari değil, hat sanatı açısından da önem taşımasını sağlar.
Garipler Camii'nin mihrabı Tokat'taki tarihî taş işçiliği ve kitabeli mihrap örnekleri içerisinde özel bir yere sahiptir.
Garipler Camii Bir Kiliseden mi Çevrildi?
Garipler Camii hakkında geçmişte farklı mimari görüşler ileri sürülmüştür.
TDV İslâm Ansiklopedisi, Albert Gabriel'in yapının bir Hristiyan mabedinden camiye dönüştürülmüş olduğunu kabul ettiğini aktarmaktadır. Ancak aynı kaynak tarihî belgelerin ilk caminin Danişmend Gazi tarafından 1074 yılında inşa ettirildiğini gösterdiğini belirtmektedir.
2023 tarihli Vakıflar Dergisi araştırması da Garipler Camii'ni Melik Danişmend Ahmed Gazi tarafından Tokat'ın fethinden sonra yaptırılan bir fetih camisi olarak değerlendirmektedir.
Bu nedenle yapıyı kesin biçimde “eski kiliseden çevrilmiş cami” olarak tanımlamak doğru değildir.
Eski araştırmalarda böyle bir görüş ileri sürülmüş olsa da tarihî belgeler ve güncel vakıf araştırmaları Danişmend Gazi tarafından inşa edilen bir cami olduğu görüşünü desteklemektedir.
Garipler Camii'nin Vakıf Geçmişi
Garipler Camii'nin yüzyıllar boyunca ayakta kalabilmesinde vakıf sistemi önemli rol oynamıştır.
2023 tarihli Vakıflar Dergisi araştırması, Danişmendli, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde caminin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla vakıf gelirleri oluşturulduğunu belirtmektedir.
Caminin bakım ve onarım masrafları ile görevlilerin ücretlerini karşılamak için gelir getirici akarlar tahsis edilmiştir.
Farklı dönemlerde varlıklı hayır sahiplerinin de Garipler Camii için ilave vakıflar oluşturduğu görülmektedir.
Bu ekonomik sistem sayesinde caminin aydınlatılması, bakımı, tamiri ve dinî hizmetlerinin devamlılığı desteklenmiştir.
Garipler Camii'nin yaklaşık dokuz asırlık sürekliliği yalnızca taş ve tuğla mimarisinin dayanıklılığıyla açıklanamaz.
Vakıf sistemi de yapının yaşayan bir ibadet mekânı olarak varlığını sürdürmesinde önemli rol oynamıştır.
Yüzyıllar Boyunca Geçirdiği Onarımlar
Garipler Camii ilk inşa edildiği dönemden günümüze değişmeden ulaşmamıştır.
TDV İslâm Ansiklopedisi yapının Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerinde birçok kez tamir edildiğini belirtmektedir. Son dönem restorasyonlarının plan, duvar örgüsü ve süslemeler bakımından yapının eski özelliklerinin bir bölümünü değiştirdiği de açık biçimde ifade edilmektedir.
Bu nedenle Garipler Camii için “11. yüzyıldan beri tamamen özgün haliyle ayakta” ifadesi kullanılmamalıdır.
Caminin bugünkü mimarisi farklı tarihî dönemlerin müdahalelerini taşımaktadır.
Minare ve 14. yüzyıl taş mihrabı ise TDV tarafından yapının günümüze ulaşmış en dikkat çekici tarihî bölümleri arasında gösterilmektedir.
2008 Restorasyonu
Türkiye Kültür Portalı Garipler Camii'nin 2008 yılında onarıldığını belirtmektedir.
Bu restorasyon yapının modern koruma tarihindeki önemli müdahalelerden biridir.
Garipler Camii günümüzde bakımlı bir iç mekâna ve aktif ibadet düzenine sahiptir. Ancak restorasyonların tarihî yapının mimari özellikleri üzerindeki etkisini değerlendirirken TDV İslâm Ansiklopedisi'nin özgün plan ve süsleme unsurlarının bir bölümünün değiştiğine yönelik uyarısı da dikkate alınmalıdır.
Tarihî bir yapının korunması ile farklı dönemlerde yapılan değişikliklerin anlaşılması birlikte ele alınmalıdır.
Garipler Camii'nin gerçek tarihî değeri yalnızca “çok eski olması” değil, yüzyıllar boyunca geçirdiği farklı mimari evreleri günümüzde de taşımasıdır.
Garipler Camii Günümüzde İbadete Açık mı?
Evet.
2023 tarihli Vakıflar Dergisi araştırması Garipler Camii'nin günümüze ulaştığını ve hâlen ibadete açık olduğunu açık biçimde belirtmektedir.
Bu nedenle Garipler Camii bir müze değildir.
Aktif ve yaşayan bir camidir.
Ziyaret sırasında namaz vakitlerine, ibadet düzenine ve cami adabına dikkat edilmesi gerekir.
Yapının dokuz asrı aşan tarihî geçmişinin ardından hâlâ özgün ibadet işlevini sürdürmesi, Garipler Camii'nin kültürel değerini daha da artırmaktadır.
Garipler Camii Neden Görülmeli?
Garipler Camii Tokat'ta görülmesi gereken en önemli tarihî camilerden biridir.
Yapının geçmişi Danişmendli dönemine ve 11. yüzyılın sonlarına uzanmaktadır. Melik Danişmend Ahmed Gazi tarafından Tokat'ın Türk hâkimiyetine girmesinin ardından yaptırıldığı arşiv ve akademik araştırmalarla desteklenmektedir.
Resmî Tokat kültür kaynakları camiyi Malazgirt Zaferi sonrasında Anadolu'da yapılan en eski Türk camisi olarak tanıtmaktadır. Güncel Vakıflar Dergisi araştırması ise Anadolu'da inşa edilen en eski İslam mabedi olarak değerlendirmektedir.
Dört paye ve dört sütunla oluşturulan merkezî taşıyıcı sistem, yaklaşık 7,5 metre çapındaki ana kubbe ve tonozlu yan mekânlar yapının sıra dışı mimari planını meydana getirir.
Yeşil sırlı tuğlalarla süslü tarihî minaresi camiye Yeşil Minareli Cami adını kazandırmıştır.
- yüzyılın ilk yarısına tarihlendirilen taş mihrap, mukarnaslı kavsarası ve Âl-i İmrân Suresi'nin 18 ve 19. ayetlerini içeren kitabe kuşağıyla yapının en önemli sanat eserlerinden biridir.
Danişmendli, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerinde geçirdiği onarımlar, Garipler Camii'nin farklı tarihî evrelerini günümüze taşımıştır.
Garipler Camii'ni özel kılan şey; Anadolu'daki Türk-İslam mimarisinin en erken dönemlerine uzanan geçmişini, merkezî kubbeli sıra dışı planını, Danişmendli üslubunu yansıtan yeşil sırlı tuğlalı minaresini ve kitabeli taş mihrabını aynı yapıda buluşturmasıdır. Yaklaşık dokuz asrı aşan tarihinin ardından hâlâ ibadete açık olması ise Garipler Camii'ni yalnızca tarihî bir eser değil, Tokat'ın yaşayan kültür miraslarından biri haline getirmektedir.