Behzat Camii: Tokat’ın Farklı Yüzyıllarını Bir Arada Yaşatan Tarihî CamiTokat şehir merkezindeki önemli Osmanlı eserlerinden biri olan Behzat Camii; kaynaklarda Hacı Behzat Camii, Hoca Behzad Camii ve Behzad-ı Veli Camii adlarıyla da geçmektedir. Behzat Deresi kıyısında, Tokat Saat Kulesi’nin yakınında bulunan yapı; 16. yüzyıldaki ilk inşasını, 19. yüzyıl sonundaki genişletmeyi, 1908 Tokat selinden sonraki onarımı ve 20. yüzyıldaki eklemeleri aynı mimari bütün içerisinde barındırır.
Behzat Camii: Tokat’ın Farklı Yüzyıllarını Bir Arada Yaşatan Tarihî Cami
Tokat şehir merkezindeki önemli Osmanlı eserlerinden biri olan Behzat Camii; kaynaklarda Hacı Behzat Camii, Hoca Behzad Camii ve Behzad-ı Veli Camii adlarıyla da geçmektedir. Behzat Deresi kıyısında, Tokat Saat Kulesi’nin yakınında bulunan yapı; 16. yüzyıldaki ilk inşasını, 19. yüzyıl sonundaki genişletmeyi, 1908 Tokat selinden sonraki onarımı ve 20. yüzyıldaki eklemeleri aynı mimari bütün içerisinde barındırır.
Caminin tarihini yalnızca “1535 yılında yapılmış tek kubbeli bir Osmanlı camisi” şeklinde anlatmak yeterli değildir. Günümüzde görülen Behzat Camii, farklı dönemlerde büyütülmüş ve yenilenmiş çok katmanlı bir yapıdır. Güneydeki kubbeli bölüm ilk caminin çekirdeğini oluştururken kuzeydeki tonozlu mekân, 1891-1892 yıllarında gerçekleştirilen genişletme sırasında eklenmiştir. Bugünkü son cemaat yeri ise 1956 tarihli düzenlemeye dayanmaktadır. Böylece yapı, Tokat’ın yaklaşık dört yüzyıllık mimari ve şehir tarihini aynı bünyede göstermektedir.
Behzat Camii nerede?
Behzat Camii, Tokat Merkez’de Behzat Caddesi üzerinde, tarihî Behzat Deresi’nin yakınında bulunmaktadır. Cami şehir merkezindeki konumu sayesinde kolay ulaşılabilen tarihî ibadet yapılarından biridir. Hemen yakınında yükselen Tokat Saat Kulesi, camiyle birlikte Behzat semtinin en tanınan siluetini oluşturur.
Saat Kulesi ile Behzat Camii aynı yapı topluluğunun aynı tarihte yapılmış parçaları değildir. Behzat Camii’nin ilk inşası 16. yüzyıla uzanırken Saat Kulesi 1902 yılında inşa edilmiş ayrı bir tarihî eserdir. Buna rağmen iki yapı yan yana bulundukları için Tokat’ın şehir fotoğraflarında çoğu zaman birlikte görülmektedir. Bu birliktelik, bölgenin dinî ve kamusal mimarisini aynı şehir manzarasında buluşturur.
Caminin farklı adları
Yapının en yaygın güncel adı Behzat Camiidir. Resmî kültür envanterlerinde Hacı Behzat Camii ve Behzad-ı Veli Camii adları da kullanılmaktadır. Akademik vakıf araştırmalarında ise Hoca Behzad Camii yazımına rastlanır.
Tokat360 için ana isim olarak Behzat Camii kullanılabilir. Alternatif isimler bölümüne şu adlar eklenmelidir:
Hacı Behzat Camii, Hoca Behzad Camii, Behzad-ı Veli Camii.
Behzat ve Behzad yazımlarındaki farklılık, tarihî adın günümüz Türkçesine aktarılma biçimlerinden kaynaklanmaktadır. Bunlar farklı camiler değil, aynı yapının farklı yazım ve adlandırmalarıdır.
Behzat Camii ne zaman yapıldı?
Caminin giriş kapısı üzerinde bulunan inşa kitabesi Hicrî 942 tarihini taşımaktadır. Bu tarih Miladi takvimde 1535-1536 yıllarına karşılık gelir. Bu nedenle bazı kaynaklarda caminin yapım yılı 1535, bazı kaynaklarda ise 1536 olarak verilmektedir.
Tokat360 tarih alanında en doğru kullanım:
1535-1536
şeklindedir.
Tek bir yıl girilmesi gerekiyorsa resmî kültür envanterinde öne çıkan 1535 tarihi kullanılabilir. Ancak ayrıntılı içerikte Hicrî yılın iki Miladi yıla karşılık geldiği açıklanmalıdır.
Behzat Camii’ni kim yaptırdı?
İnşa kitabesine göre caminin banisi Fakih oğlu Hoca Behzaddır. Bazı resmî ve yerel kaynaklarda kendisi Şirvanlı Hoca Behzat veya Hacı Behzad-ı Veli adıyla da anılmaktadır.
Caminin kıble tarafında Hoca Behzad’la ilişkilendirilen mezar bulunmaktadır. Böylece yapı yalnızca kurucusunun adını taşımakla kalmaz; kurucusunun hatırasını da cami çevresinde yaşatır.
Baninin hayatına ilişkin çok sayıda menkıbe bulunsa da güçlü kaynaklarla doğrulanmayan tarikat, keramet ve biyografi ayrıntıları kesin tarihî bilgi gibi kullanılmamalıdır. Tokat360 bani alanı için en güvenli kayıt:
Fakih oğlu Hoca Behzad
olacaktır.
İlk cami nasıl görünüyordu?
Behzat Camii’nin ilk yapısının günümüzdeki yapıdan daha küçük olduğu düşünülmektedir. İlk caminin kare planlı, tek kubbeli bir ana ibadet alanından ve kuzeyinde üç kubbeli bir son cemaat yerinden meydana geldiği değerlendirilmektedir.
Bugünkü yapının güneyinde bulunan kubbeli bölüm bu ilk caminin ana çekirdeğidir. İlk giriş kapısı ve inşa kitabesi de büyük olasılıkla bu kubbeli bölümün kuzey duvarında bulunuyordu.
Daha sonraki genişletmede ilk kuzey duvarı kaldırılmış, ön tarafa yeni bir ibadet mekânı eklenmiş ve kitabe yeni giriş kapısının üzerine taşınmıştır. Bu nedenle caminin kitabesi ilk konumunda değildir; yapının değişen giriş düzeniyle birlikte yeni yerine alınmıştır.
1891-1892 genişletmesi
Behzat Camii’nin bugünkü büyüklüğünü kazanmasındaki temel dönem, Sultan II. Abdülhamid devrinde gerçekleştirilen 1891-1892 tarihli genişletmedir.
Bu çalışma sırasında cami kuzeye doğru büyütülmüştür. İlk kubbeli harimin önüne enlemesine uzanan dikdörtgen planlı yeni bir bölüm eklenmiştir. Yeni mekân aynalı tonozla örtülmüş ve eski kubbeli bölüme geniş bir sivri kemerle bağlanmıştır.
Giriş üzerindeki kitabe, genişletmenin Tokat halkının yardımlarıyla gerçekleştirildiğini göstermektedir. Bu durum Behzat Camii’nin yalnızca bir devlet yapısı olmadığını, şehir halkının katkısıyla büyüyen toplumsal bir ibadet merkezi olduğunu ortaya koyar.
Bugün caminin içinde güneydeki kubbeli eski bölüm ile kuzeydeki tonozlu yeni bölüm arasındaki dönem farkı gözlemlenebilir. Duvar örgüsü, pencere biçimleri ve örtü sistemi iki bölümün farklı tarihlerde yapıldığını gösterir.
Caminin bugünkü planı
Behzat Camii günümüzde dikdörtgen doğrultuda uzanan bir harim düzenine sahiptir. Güneydeki ilk yapı kareye yakın bir alan oluşturur ve büyük kubbeyle örtülür. Kubbeye geçiş tromplarla sağlanır. Kubbe dışarıdan kurşun kaplıdır.
Kuzeydeki genişletme bölümü ise aynalı tonozla örtülmüştür. Eski ve yeni bölümler arasında bulunan geniş sivri kemer, iki mekânı tek bir ibadet alanı gibi birleştirir.
Bu nedenle yapının bugünkü planını yalnızca “tek kubbeli cami” olarak tanımlamak eksik olur. Daha doğru mimari tanım şöyledir:
Kubbeli 16. yüzyıl harimine, 19. yüzyılda tonozlu kuzey bölümü eklenerek genişletilmiş Osmanlı camisi.
Yapının ölçülerine ilişkin 2025 tarihli mimari tanıtımda ana kütlenin yaklaşık 19,90 × 12,25 metre ölçülerinde olduğu belirtilmektedir.
Yapı malzemeleri
Behzat Camii kâgir bir yapıdır. Beden duvarlarında moloz taş ve tuğla birlikte kullanılmıştır. Pencere boşaltma kemerleri tuğladan, kapı ve pencere söveleri ise kesme taştan yapılmıştır.
Güneydeki eski bölümle kuzeydeki ek bölümün duvar örgülerinde farklılıklar bulunmaktadır. Bu farklılıklar caminin tarihî gelişimini doğrudan yapı malzemesi üzerinden okumayı mümkün kılar.
Minare tamamen kesme taştan yapılmıştır. Bu nedenle ince ve düzenli minare gövdesi, caminin daha hareketli moloz taş-tuğla duvarlarından malzeme bakımından ayrılır.
Behzat Camii’nin minaresi
Caminin minaresi güneydoğu köşesinde bulunmaktadır. Tek şerefeli minare kesme taştan inşa edilmiştir. Kaynaklardaki mimari tanımlarda minare kaidesi ve gövdesi için farklı geometrik ifadeler görülse de günümüzde ince, taş ve tek şerefeli bir minare görünümündedir.
Minarenin ilk 1535-1536 tarihli yapıyla aynı anda inşa edildiği kesin değildir. Resmî kültür tanıtımları minarenin 19. yüzyıl sonundaki genişletme sırasında eklenmiş olabileceğini belirtmektedir.
Dolayısıyla:
“Minare caminin 1535 tarihli tamamen özgün parçasıdır.”
ifadesi kullanılmamalıdır.
Daha güvenli anlatım:
Bugünkü kesme taş minare, 19. yüzyıl sonundaki genişletme ve onarım dönemiyle ilişkilendirilmektedir.
Kadınlar mahfili ve son cemaat yeri
Kuzeydeki genişletme bölümüne kadınlar mahfili eklenmiştir. Bu mahfil ilk 16. yüzyıl camisine ait değildir. Yapının farklı onarım dönemlerinde geliştirilmiş ve son cemaat yeri yönünde genişletilmiştir.
Bugün görülen son cemaat yeri de ilk caminin özgün üç kubbeli son cemaat yeri değildir. Mevcut düz örtülü düzen 1956 yılında oluşturulmuştur. Eski son cemaat yerinin bazı mermer sütunlarının yeni düzenlemede tekrar kullanıldığı düşünülmektedir.
Bu nedenle Behzat Camii’nin giriş cephesinde görülen iki katlı ve düz örtülü bölüm, 16. yüzyıl mimarisinden kalan değişmemiş özgün cephe olarak tanımlanmamalıdır.
Mihrap ve minber
Caminin mihrabı ve minberi sade bir görünüme sahiptir. Evliya Çelebi’nin tarihî anlatımında süslü bir mihrap ve minberden söz edilmesine rağmen günümüzdeki unsurlar bu tanımlamayla tam olarak uyuşmamaktadır.
Bu nedenle mevcut mihrap ve minberin geç dönem onarımlarında yenilenmiş olması muhtemeldir. Günümüzde görülen unsurların tamamı doğrudan 1535-1536 tarihli ilk yapı dönemine bağlanmamalıdır.
Tokat360’da:
Sade mihrap ve minber; geç dönem onarımlarında yenilenmiş olmaları muhtemeldir.
ifadesi kullanılabilir.
Behzat Camii’ndeki üç kitabe
Behzat Camii’nin tarihini anlamak açısından en değerli unsurlardan biri farklı dönemlere ait kitabeleridir.
Birinci kitabe, caminin Hicrî 942’de Fakih oğlu Hoca Behzad tarafından yaptırıldığını bildiren 1535-1536 tarihli inşa kitabesidir.
İkinci kitabe, Sultan II. Abdülhamid döneminde halkın yardımlarıyla gerçekleştirilen 1891-1892 tarihli genişletmeyi belgelemektedir.
Üçüncü kitabe ise Behzat Deresi’nin taşması sonucu caminin zarar gördüğü büyük selden sonra gerçekleştirilen 1908 tarihli onarımı anlatmaktadır.
Bu üç kitabe sayesinde caminin ilk inşası, büyütülmesi ve afet sonrası onarımı yazılı belgeler üzerinden takip edilebilmektedir.
1908 Tokat seli ve camideki izleri
Behzat Camii’ni Tokat şehir tarihi açısından özel kılan konulardan biri 1908 yılında meydana gelen büyük seldir. Behzat Deresi’nin taşması sonucu cami çevresi ve Tokat’ın birçok mahallesi ağır biçimde etkilenmiştir.
Caminin batı duvarındaki Osmanlıca kitabe, yapının sel sırasında kısmen zarar gördüğünü ve Tokatlı Ahmet Lütfi Paşa tarafından onarıldığını bildirmektedir. Böylece cami duvarı yalnızca dinî bir yapının tarihini değil, Tokat’ın en büyük doğal afetlerinden birinin hatırasını da taşımaktadır.
Selin tarihi güncel haberlerde 25 Haziran 1908 olarak verilirken Osmanlı takvimi ve Miladi takvim dönüşümleri nedeniyle akademik ve popüler kaynaklarda farklı gün ifadeleri görülebilmektedir. Can kaybına ilişkin rakamlar da kaynaklara göre değişmektedir. Bu nedenle cami içeriğinde kesin ve tartışmasız bir kayıp sayısı vermek yerine afetin Tokat’ın en yıkıcı sellerinden biri olduğunu belirtmek daha güvenlidir.
Hoca Behzad Muallimhanesi
Behzat Camii geçmişte yalnızca ibadet mekânı değildi. Camiyle bağlantılı bir muallimhane, yani eğitim yapısı da bulunuyordu.
2023 tarihli akademik araştırmaya göre Hoca Behzad Camii ve Muallimhanesi, dinî ve eğitim hizmetlerini birlikte yürütüyordu. Muallimhanenin kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte Osmanlı vakıf kayıtlarında faaliyetleri izlenebilmektedir.
Eğitim yapısı günümüze ulaşmamıştır. Bununla birlikte varlığı, Behzat Camii çevresinin geçmişte ibadet ve temel eğitimin birlikte sürdürüldüğü bir sosyal merkez olduğunu göstermektedir.
Behzat Camii Vakfı
Caminin yüzyıllar boyunca ayakta kalabilmesi ve hizmet vermesi vakıf sistemiyle desteklenmiştir. Vakıf gelirleri; caminin bakımı, onarımı, aydınlatılması ve görevlilerin ücretlerinin karşılanmasında kullanılmıştır.
İmam, hatip, müezzin ve muallim gibi görevliler tarihî vakıf organizasyonunun parçalarıydı. 16. yüzyılın ikinci yarısından itibaren farklı hayır sahiplerinin camiye yönelik ek vakıflar oluşturduğu akademik kayıtlardan anlaşılmaktadır.
Bu sistem Behzat Camii’nin yalnızca bir mimari eser olmadığını, Osmanlı dönemi Tokat’ında eğitim, ibadet ve sosyal dayanışmanın kesiştiği kurumsal bir merkez olduğunu göstermektedir.
Behzat Camii günümüzde ibadete açık mı?
Behzat Camii günümüzde özgün işlevini sürdüren aktif bir ibadet yapısıdır. Müze değildir. Bu nedenle turistik ziyaret sırasında namaz vakitlerine, cemaat düzenine ve cami adabına dikkat edilmelidir.
Çevrimiçi platformlarda yer alan sabit ziyaret saatleri güncel ibadet düzenini her zaman yansıtmayabilir. Tokat360 üzerinde kesin çalışma saatleri girilmeden önce cami görevlileri veya ilgili kurum üzerinden doğrulama yapılması daha doğru olacaktır.
Behzat Camii neden görülmeli?
Behzat Camii, Tokat’ın tarihini farklı dönemleriyle aynı yapıda gözlemleyebilmek için görülmesi gereken önemli bir Osmanlı eseridir.
1535-1536 tarihli kubbeli ilk yapı, caminin 16. yüzyıl çekirdeğini temsil eder. 1891-1892’de Tokat halkının yardımlarıyla eklenen tonozlu bölüm, II. Abdülhamid dönemindeki büyümeyi gösterir. 1908 selinden sonra yerleştirilen kitabe, Tokat’ın afet tarihini günümüze taşır. 1956 tarihli son cemaat yeri ise yapının 20. yüzyıldaki değişimini belgeler.
Moloz taş ve tuğla duvar örgüsü, kesme taş minaresi, farklı dönemlerden gelen pencere düzenleri ve üç ayrı kitabe camiyi çok katmanlı bir tarihî belge haline getirir.
Behzat Camii’ni özel kılan şey; 16. yüzyıldaki ilk Osmanlı yapısını, 19. yüzyıldaki halk destekli genişletmeyi, 1908 Tokat selinin izlerini ve 20. yüzyıldaki mimari müdahaleleri aynı yapı üzerinde görünür kılmasıdır. Günümüzde hâlâ ibadete açık olması, camiyi Tokat’ın yaşayan kültür miraslarından biri haline getirmektedir.